"Başkalarını dinlemeyi severdin. İnsanlar içlerini açardı sana. O sessiz, dikkatli, yapıcı hâlinle, sana gizlerini açanlardan daha az yardım ettin kendine."
Lisede okuyup beğendiğim bu psikolojik romanı otuzlu yaşlarımda tekrar okumak istedim. Konusu; diz kapağında tümör olan on beş yaşındaki bir çocuğun hastane süreçleri, doktorlardan medet umması ve paşanın kızı Nükhet'e duyduğu aşk.
Yazarın hayatından izler taşıması kitabı daha kıymetli hâle getirirken, fiziksel acının ruhta bıraktığı tahribatı ve hasta bir insanın psikolojisini anlatması açısından da okunması gereken bir eser. O yüzden büyük bir kurgu ve olaylar yok.
Ötüken yayınevinden okudum. Bazı kelimlerin günümüz Türkçesindeki karşılığını dipnot şeklinde vermiş. Maalesef bu okurken akıcılığı bozuyordu ama kısa bir eser olduğu için idare edilebiliyor. :)