Şimdi bu şehirde geçirdiği zaman,beyaz bir gece mi, yoksa karanlık bir gündüz mü acaba? Eski acıları hafifletmedi, yeni acıların hiçbiri henüz yaşanmadı. Ne tam aydınlık ne de tam karanlık olan günler geçmişin hatıralarıyla çalkalanır.Uzun uzun kafa yoramayacağımız tek şey geleceğe dair hayallerdir.
Ve kadın sık sık unutuyordu,
Kendi bedeninin kumların evi olduğunu.
Hep ufalanarak geldiğini ve ufalanmaya devam ettiğini.
Sürekli parmaklarının arasından dökülmekte olduğunu.
Açıkçası, sıradan beyaz bir taştı. Kadin bazen onu çekmeceden çıkarır ve avucuna koyardı. Sessizlik, küçük ve katı bir nesneye sıkıştırılabilseydi, işte böyle hissettirirdi, diye düşündü.