Yorgundu.
Yemek getirdiler, yemedi.
Sigara çıkardı.
Kahve istedi.
“Biliyor musun İsmet” dedi…
“Bir rüya görmüş gibiyim.”
Karabasanla başlayan,
Üç yıl üç ay 22 gün süren,
mucizeyle biten bir rüya.
Çiçekler açıyordu İzmir’in dağlarında.
Sonu gelmeyen an, ulaşılmayan an yoktur. Büyük bir tutkuyla beklenirse, zaman geçtikçe beklenilen günün yaklaştığı sanılır… Bir yıl mı geçti? Daha iyi denilir, hazırlanacak zamana ihtiyacı vardı. İki yıl mı geçti? Gelmesi yakın…