..içinde yaşadıklarımızdan farklı koşullarda (olsaydık), özgürlüklerimize getirilecek en ufak bir engelleme, bizde bir öfke patlamasına yol açardı..
..Ama artık tepki vermiyoruz..
..Özgürlüklerimize yönelik ihlaller bizi eskisi kadar incitmiyor..
..koruyucu makamlara güvenme eğilimindeyiz ve bazan abarttıklarında, hafiflerici nedenler buluyoruz.
İnsan toplumlarının, ne kadar ileri olurlarsa olsun, en eski devirlerden beri, inşa ettikleri her şeyi tehlikeye atabilecek bir çarka kendilerini kaptırma riski mevcuttur.
..devlet, ince, elle tutulmaz ama aynı oranda vazgeçilmez bir role sahip.
Ortak aidiyet duygusunu güçlendiren bağlar dokunmasına binbir biçimde katkıda bulunuyor; sistematik biçimde eleştirilirse bu rolü yerine getiremez.
Yüzyılların akışı içinde ulusları şekillendiren geleneksel reçeteler günümüzde pek işe yaramıyor.
Ortak atalar mevcut değilse, onları baştan sona icat etmek imkansızdır.
Herkes tarafından kendiliğinden kabul edilen bir “ulusal anlatı” yoksa, bu da dayatılamaz.
Ortak değerler bile “çimento” rolünü artık tam üstlenemiyor.