Biz insanlar şikayet etmeyi pek severiz, diye giriştim, iyi günler ne kadar az, kötü günlerse ne kadar fazla deriz, ama sanırım bunda çoğun haksızız. Tanrı'nın bize her gün verdiği iyi şeylerden zevk almak için, hep açık kalpli olsaydık, başımıza geldiği zaman kötüye katlanmak için de yeterince gücümüz olurdu.
Yaşar Kemal'in kalemi her zaman olduğu gibi yine efsane. Ancak kitapta cok fazla acı olaylar peşpeşe geldiginden kitaba aralar vermek durumunda kaldım. Olumsuz bir olay nasıl bu kadar güzel anlatılabilir? Bir devrin kapandığı bir ağıt gibi olmuṣ.
Bazıları da Halep'te İbrahim Peygamber'in süt[=el-haleb] sağdığını söyler. Çünkü Allah dostu İbrahim bu şehirde otururmuş, geniş sürülere sahipmiş ve onların sütünü fakirlere dağıtırmış. Fakirler sürekli toplanıp "İbrahim'in sütü" diye seslenince şehrin ismi "Halep" kalmış.