1000Kitap Logosu
O S M A N
TAKİP ET
O S M A N
@Sebe50
"İnsan yığınları, henüz okumamış, insan yığınları henüz taş çağı insanı. Müziği, şiiri, silahı, hanı, apartmanı varsa da ne yazık henüz insan, taş çağı insanı." Hasan İzzettin Dinamo
Lisans
104 okur puanı
28 May 2019 tarihinde katıldı.
184
Kitap
1
İnceleme
359
Alıntı
13
İleti
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Sabitlenmiş gönderi
O S M A N
Savaş ve Açlar'ı inceledi.
376 syf.
Vah! Anam vah!! Vah ki ne vah!! Musa sen neler yaşadın çocuk denilecek yaşında böyle neler? Şakire annenin, Temel Çavuş babanın, abin Ali'nin, Hüseyin'in, Seferin, kız kardeşin Fatma'nın acısını nasıl kaldırabildin? Nasıl dayanabildin? • Şimdiye kadar hiçbir kitap hakkında inceleme yapmadım. Bu kitap hakkında inceleme yapmadan da kendimi tutamayacağım. Musa karakteri aslında yazar Hasan İzzettin DİNAMO'nun bizzat kendisi yani yaşanmış gerçek bir hikâye tabii buna yaşamak denilirse Cepheye gidip savaşmak mı daha zor yoksa geride kalıp yaşam mücadelesi vermek mi? Gelin bu soruya cefakâr, koca yürekli Şakire ana cevap versin: "Kahramanluk salt siperlere sinip düşmana kurşun atmak değildir. Şu bizim halımızda açlukla pençeleşerek oni yenmeye çalışmakta kahramanlıktur. Buna yaşamak kahramanluğu derler, Musa'm. Bu, siperde düşmanla vuruşmaktan bin kat daha zordur." Zengin olup ihtiyacından fazla hatta aşırı derecede mal biriktiren insanların, açlıktan ölecek kadar fakir olan komşularına yardım etmemesi ne kadar kötü bir durum şimdi bunu bizler yadırgıyoruz ama ne yazık ki hala günümüzde, içimizde bile var bu tip insanlar. Her dönemde olduğu gibi cepheye gidip savaşmamak için askerden kaçanların nasıl yaşadıklarını neler yaptıklarınıda anlatıyor Temel Çavuş'un sözleriyle: "Biz gidip cephede savaşırken geride herkes kesesini doldurup zengin oldu. Ben, Yemen'de yedi yıl kalıp geri döndüğümde memlekette oğullarını askere vermeyen zenginlerin bir kat daha zenginleştiklerini gördüm." "Biz, zorluklarla boğuşmasını öğrenmişiz. İnsanı adam eden zorluklardır. Bu zorluklar bize başkalarına, kendimizden daha aşağılara acımasını da öğretiyi." İşte bu kitapta bize Temel Çavuş'un aynen dediği gibi acıma duygusunu öğretiyor. Öyle sadece okuyarak, bakarak değil acıyı hissederek, yaşayarak öğretiyor. Şakire ananın verdiği mücadele, açlık ve yaşam mücadelesi geride kalan çocuklarını doyurma çabaları ve bu çaba karşısında ağlayayışları bize kitap boyunca hissettirdi. Acısı bir kurşun, bir bıçak gibi yüreğimize saplandı. Hele o evlatlarını birer birer yitirişleri yok mu resmen kalbimizi yerinden söktü. Tabiri caizse paramparça etti. Geçenlerde YouTube'de denk gelmiştim. Bir annenin evladını kaybettiğinde söylediği ağıt bana çilekeş, vefalı, temiz kalpli Şakire anayı anımsattı. youtu.be/1XatX9sMfoo
Savaş ve Açlar
Okuyacaklarıma Ekle
22