Rabb-ı Rahîm, sonucu sebeplerle bir arada yaratır; ama belli sebepler varsa belli sonuçları yaratmaya eli mahkum değildir, belli sebepler muhakkak belli sonuçları doğuruyor değildir.
Nitekim, kendi namıma, iç dünyamda yaşayıp dışa da taşırdığım nice öfke, nice gerilim, nice hazmedemeyiş; kuyuda, sarayda ve zindanda Yusuf aleyhisselamın sergilediği ruh halini düşününce, büsbütün mazeretsiz kalıyor.
Bu açıdan bakınca, yaşadıklarıma karşı geliştirdiğim tepkiler, bırakın bir haklılık gerekçesi veya bir mazeret bulmayı, bilakis beni utandırıyor.