"Tedebbür" kelimesi
"okunan metni anlamak ve ne demek istediği üzerinde derin derin düşünmek" demektir.
Kavrama kaynaklık eden "debbera" ifadesi çok geniş bir anlam derinliğine sahiptir.
Bu nedenle "tefekkür, tezekkür, taakkul" kelimeleri düşünmek anlamına gelmesine rağmen, Kur'ân bu sözcüğü seçmiştir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanların cennete girme özgürlükleri olduğu gibi, cehenneme girme özgürlükleri de olmalı. Kur'ân onlar için şu ifadeyi kullanıyor:
"Onlara merhamet edip (bu dünyada) başlarına gelebilecek darlık ve sıkıntıyı giderecek olsak, onlar yine de, o kurumlu azgınlıkları içinde körcesine bocalayıp dururlar."
Dünyaya en yakın gök tabakasını süsleyen bu burçlar, yıldızlar ve gezegenler, yalnızca Allah'ın kudretini göstermesi açısından sanatsal/estetik bir değer taşır. Bu da hemen ayetin devamında yer alan "onları seyredenler için süsleyip bezedik" ifadesiyle vurgulanır.
Burc, "yükselmek, ortaya çıkmak, zâhir olmak" anlamına gelen "berece" fiilinden türemiştir. Gerek burçların ve gerekse diğer yıldızların insanın kaderi ve karakteri üzerinde bir etkisi olmadığı gibi, bunlardan hayata ve geleceğe dair gaybi çıkarımlar yapmak da Kur'ân'ın anlayışına ters bir davranıştır.