Kapıları pencereleri kapatıp, başkasına kör olarak yaşadığımız yer evimiz midir?
Çizdiğimiz çizgiler, çektiğimiz duvarlar, dizdiğimiz taşlar mülkü bizim kılmak için midir yoksa sınırları gözetmek için midir?
Kendiliğinden gelen beklenmeyendir çünkü.
Bu yüzden kendiliğinden gelen daha değerlidir. Yüzüm kendiliğinden karşımda.
Ismarlanan, adres verilen, beklenen, hadi artık gel denilen buluşmalar hep eksiktir, kusurludur.
İnsanın kendi ile yüzleşmesi de beklenmeyen bir anda gerçekleşir.
...ben gömüldüğüm yere sahip olmak istemiyorum, ben gömüldüğüm yere ait olmak istiyorum, üzerimde ağaçlar bitsin, kuşlar ötsün, ölüm de dirim de kimseye zarar vermesin.