"Ne tuhaf!"
Neyin tuhaf olduğunu sordum, çünkü ortada birçok tuhaflık vardı.
"Bir masal kahranından gelen somut bir şey" dedi.
"Sanki öbür dünyadan gönderilen bir hediye gibi. Bu şişeye onun elleri değmiş. Dün gece keşke uyandırsaydın beni. Bu cehennem azabını yaşamış olan adamı bir kere de olsa görmek isterdim. "
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kalktım, ibadet eden müminleri rahatsız etmekten çekinen bir tanrıtanımaz gibi ayaklarımın ucuna basarak sessizce kapıya doğru yöneldim. Kapıyı yavaşça kapadım, merdivenlerden aşağı indim. Gökyüzünden sessizce inen , geceyi aydınlatan yumuşak kar altında yürümeye başladım. Kar lapa lapa yağıyor, omuzlarımda birikiyordu...
İşte anahtar kelime bu; hayatın özü , büyük sırrı; olmazsa olmazı: Unutmak. Eğer unutmak diye bir şey olmasaydı , yaşam da olmazdı. İnsan, unutmadan hayatını sürdüremez.