Şebnem

Birbirini seven insanların etrafında toplandığı her masa bir gençlik masasıdır. Yaşlarımız ne olursa olsun. Ruh yaşlanmaz, seven ruh asla yaşlanmaz. Bütün şarkılar sevgilinin adını taşıyor diyor. Çok basit ve bu yüzden çok derin. Dinleyelim çocuklar, ben anlatamıyorum onu, şarkı zaten kendisini anlatıyor.
Sayfa 13
Reklam
Keşke internet bir ülke olsaydı, ben de oraya yerleşmek isterdim. Dünyanın Esenler otogarıyız biz, öyle şekilsiz, bunaltıcı. Durulacak yer değil artık. Ben arkandayım Salih Ağabey, en doğ- rusunu yapıyorsun. İnsan her şeye alışır. İnsan güzel şeylere daha çabuk alışır.
Sayfa 12
İşte benim basıp gitmek isteyişimin sebebi bu. Hep bize doğru yaklaşan bir felaket var ama asla gelmiyor, adresi bir türlü bulamı- yor, kapımıza varamıyor. Bizi bekleyen esas bir felaket var ve zavallı hayatlarımız da onun, o çok büyük bütçeli filmin henüz sadece fragmanı. Böyle yaşamaktan yoruldum. İşte bundan gideceğim ben. Buradan. Bu zehirlenmiş topraktan.
Sayfa 11
Belliydi. Giderek daha yaşanmaz bir yer oldu. İşte ben bütün bundan gideceğim. Önce niyetler zehirlendi. Sonra sözler ve ey- lemler zehirlendi. Arada kelimelere saldırıldı ve kelimelerin ruhları zedelendi. Kırıldı, taciz edildi, kelimelerin ruhları kaçışa zorlandı. Kelimelere büyük haksızlık yapıldı, anlam bizden uzaklara gön- derildi. Soluduğumuz hava dahi bönleşti. İnsanlar ahmaklaştıkça ahmaklaştı. Hiçbir şey yapamadık. İçinde durarak ve bedenlerimizi yakalamasına izin vererek büyük bir çürüme tarihi yarattık.
Sayfa 10
Düşündüm. Aslında şaşılacak bir şey yok. Artık bir tuhaflık bile hakkıyla gerçekleşmiyor. Sahte oldukları derhal anlaşılmayan mucizeler doğmuyor. Belliydi. Dengesiz bir yerdi burası. Giderek daha da dengesizleşti. İşte ben bundan gidecektim. Her şey zehirlendi işte. Hiçbir şey akmıyor. Çok uzun bir zamandır. Kıyamet bile tam kopamıyor. Ya da belki kıyamet aslında böyle bir şeydir. Bir seferlik, devasa ve kimseyi kayırmayan felaket değil de gündelik hayatın içinde devam eden, garip, minik düzensizlikler olarak çalışan, her gün yeni bir yere sinip orayı halleden bir şeydir. Aniden başlayıp şiddetle tamamına ermeyen, kendinden sonra gelecek başka bir şeye sebep olmayan, yıkıma değil, yıkımdan hep bir önceki ana benzediğinden bir yeniden doğuş vaadi de taşıma- yan, bir yere sıkışıp kalmış bir ara zaman, insanlığın evrimindeki mutlak bir duraklama, içindekilerle birlikte bulanma ve donma.
Sayfa 10
Reklam