Her şeyi tek başına halletmeye dünden razı biri olarak , “ Ben hallederim , merak etme “ cümlesini duymanın insana nasıl büyük bir ferahlık verdiğini ilk kez sayesinde öğrenmiştim .
Bir yarayı iyileştiren , her şeyden önce orada bir yara olduğunu kabullenmekti. “Bir şeyim yok , iyiyim ben “ dedikçe insan her şeyden önce tedaviyi reddediyordu .
Anneden kızına yeraltı suları akıyordu.Kadından kadına akan incecik nehirler. Erkekler görmüyordu o nehirleri. Bir tek sen , birgün , aniden , annene ait olanların yıllarca akıp en nihayetinde kıyında biriktirdiği alüvyonu gördüğünde anlayacaktın bunu. Önce çok şaşırıp sonra sevinecektin bir şeyin devamı , bir şeyin geriye kalanı, bir şeyin birikeni olduğuna. Aitlik duygun depreşecekti içinde bir yerde . Ve asla atamayacaktın o yoğurt kaplarını bir gün lazım olurlar diye.