Bir şey yap, güzel olsun.
Çok mu zor?
O vakit güzel bir şey söyle.
Dilin mi dönmüyor?
Güzel bir şey gör veya güzel bir şey yaz.
Beceremez misin?
Öyleyse güzel bir şeye başla.
Ama hep güzel şeyler olsun.
Çünkü her insan ölecek yaşta…
Geç kalmayasın!
Şems-i Tebrizî (k.s)
Her müslümanın kendisine göre Allah tarafından ona bahşedilmiş bir enerjisi yeteneği olabilir. Herkesin ticari yetenekleri farklıdır. Fakat rızkın güç ve yetenekle hiçbir ilgisi yoktur. Tüm bunların tek kaynağı Yüce Allah’tır. Ve Allah bu kazançlarımızın paylaşılmasını istiyor. Nahl suresinde geçen ayetin iniş sebebi ise; Müşrikler Allah’ın kendilerine verdiği rızkın bir kısmını sahte tanrılarına ayırıyorlardı. Burada onlar hakkında diyor ki; “Onlar sahip oldukları malların bir kısmını elleri altında bulunan kölelerine vermiyorlardı. (Bu İslâm’dan önce fiilen yaşanan bir olaydır) Yani rızık konusunda köleleriyle eşit olmak istemiyorlardı. Peki ne diye Allah’ın kendilerine verdiği rızkın bir payını sahte ilahlarına ayırıyorlar? Bu soruyu Allah onlara soruyor; “Acaba Allah’ın nimetlerini inkâr mı ediyorsunuz?” Aynı soru bizler içinde geçerlidir. Böylesi müşrikler gibi davranan her müslümana sorulacak sorudur bu. Acaba Allah’ın nimetlerini inkar mı ediyorsunuz?
İnşallah bizler de ilk neslin gösterdiği fedakâr davranışları gösterme cesaretini yakalarız. Çünkü bizlere verilen nimetlerin paylaşımına razı olmaz isek hiçbir zaman İslam davamızda başarılı olamayız. Allah adına yerine getirmemiz gereken sorumluluklarda da başarıya ulaşamayız. Allah bizlere bu konularda korkak bir anlayış, korkak bir yaşayış nasip etmesin.