Geldiği gün kitabın üçte birini gece nöbetimde okudum. Hızlı okuyabilen arkadaşlar bir günde de hiç sıkılmadan bitirebilirler. Son derece sürükleyici bir kitap.
Ayağa kalktım ve ağaçsız ufak alana doğru gözlerimi iri iri açarak, göz gezdirdim. Yakınımda olabilecek ani hareketlere karşı tetikteydim. Birisi tarafından oraya bırakılmış bir cesedin yanında duruyordum; büyük olasılıkla bırakan kişi kızı öldürmüştü. Ve okuduğum kadarıyla katiller, cesedi bıraktıkları yere geri gelirlerdi.
Endişeyle yutkundum, boğazımda korku resmen düğümlenmiş gibiydi. Ağaçlardan doğru yine bir esinti geldi ve diğer tüm sesleri yuttu. Sağ tarafımda bir kuş saklanma yerinden, dalların arasından fırlayarak havaya uçunca olduğum yerde zıpladım. Onu ne rahatsız etmişti? Yardım çağırmalımıydım? Koruluğun ortasında beni kim duyardı? Yalnız olmak için buraya gelmiştim.
Kitabın ana karakteri Ömer bir gün tesadüfen eskilerden tanıdığı Macide ile karşılaşır ve görür görmez derin bir tutkuyla ona aşık olur. Macide ise, öğrenimi için ailesini bırakıp İstanbul’a gelmiş, akrabalarının yanında misafir olarak kalmaktadır. Ömer’in Macide’nin peşine düşüp ikilinin yakınlaşması ile gelişen olay örgüsünde; bir tarafta Macide’nin yaşadığı ortamda toplum baskısı, toplumun çıkarlara dayalı ahlak anlayışını sorgularken; Ömer’in sözde ‘aydın’ geçinen çevresinde ise, aslında bilgiden ve araştırmadan yoksun, sağdan soldan duyduğu, tartışmalarda tanık olduğu bir kaç düşüncenin peşinde körü körüne sürüklenen, yozlaşmaya ve ahlaksızlığa doğru giden ilişkiler yumağına tanık oluruz.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,8bin okunma