Mühim olan, gezegenin ve vicdanın kendi adaleti. Bu, birbirimizi cezalandırmamız için değilse bile anlamamız için gerekli. Onlara ne hissettirdiğimizi anlayabilmemiz için, başkalarına yaşattıklarımızın belki bizim de başımıza gelmeli. Ve anlamamız şart. Hakikaten şart.
Milyonlarca sesin birbirini bastırmak için yarıştığı hayatımızda, kendimizi duyabilmek için yalnızlığa ve sessizliğe ihtiyacımız var. Yalnızlığımızdan keyif aldıkça, insanları ve olayları daha net görebilmek ve kabullenmek kolaylaşır. Kendi başımıza kalabilmek, başkasına ihtiyaç duymadan oyalanabilmek, tek başına yaptığımız şeylerden keyif alabilmek, başkalarıyla olan ilişkilerimize de yeni ve taze bir özgürlük hissi getirir.
İlişkilerin en büyük sıkıntısı iletişim problemleri. İçimizden geçen her şeyi en ufak bir sansüre tabi tutmadan söylemeyi dürüstlük saymak karşı tarafın canını acıtacağından işe yaramıyor. Kendimizi tamamen kapatmak da hiçbir sorunu çözmüyor. Belki çokça denemek ve yanılmak, ama mutlaka acıtmadan direkt olmayı öğrenmek gerekiyor.