Sanki hiçbir zaman sesini yükseltmeyeceğine, emir kipi kullanmayacağına yemin etmişti. “Ver” ya da “Getir” demek onun için çok zor bir durumdu. Canı bir şeyler yemek istediğinde kararsız bir şekilde öksürerek aşçı kadına : “ Bir çay içseydim” ya da “Bir şeyler yeseydim “ derdi. İdare amirine çalmayı bırakmayı söylemeye, onu kapı dışarı etmeye ya da bu gereksiz, asalak makamı toptan ortadan kaldırmaya da kesinlikle gücü yetmezdi.Onu aldattıklarında , pohpohladıklarında ya da kasten şişirilmiş faturaları getirdiklerinde Andrey Yefimıç ıstakoz gibi kızarır, kendini suçlu hisseder, ama yine de faturaları imzalardı.