"Hayat, hastalıklı bir insanın yorgun gözlerini yakan güçlü bir ışık gibiydi. Uyanık geçirdiği her an, etrafında ve üzerinde çiğ bir öfkeyle parlıyordu. Acıtıyordu. Dayanılmaz bir acı veriyordu."
"Bilgi, bana bir harita odası gibi geliyor. Kütüphaneye her gidişimde bunu düşünür etkilenirim. Öğretmenlerin rolü, çocuklara harita odasının içinde ne olduğunu sistemli biçimde öğretmek. Öğretmen harita odasındaki rehberdir, hepsi o."
"Nesi vardı bu insanların böyle? Aldıkları eğitimlere ne olmuştu? Kendisinin elinden geçen kitaplara onlar da erişebilirdi. Nasıl olur da okuduklarından hiçbir şey kazanmazlardı? "