"İffetinizle tanının ! İffetinizle tarif edilin ! İffetinizle bilinin! Karakteriniz iffet olsun! Şahsiyetiniz iffetinizle ayakta dursun ! Örnekliğiniz iffetinize dayansın! Mücadeleniz bir iffet mücadelesi olsun! İffeti bütün hayatınıza hâkim kılın! Ruhunuza, kıyafetinize, davranışlarınıza, evinize, ailenize , çocuklarınıza televizyonunuza, internetinize, sosyal medyanıza iffet prensibini hâkim kılın!
"Çocuklarımız bizim amellerimiz gibidir. Onları arkamızdan sevabı ve hayrı devam eden bir salih amel gibi yetiştirelim. Çocuk imtihandır. İmtihanımızı bolca duayla kolaylaştıralım. Çocuk nimettir. Nimeti de şükür arttırır. Çocuk nimetinin şükrü de onu İslâm 'la büyütmektir. "
"Rabbiyle irtibatını koparmış bir zihin , asla emperyalist oyunlari fark edemez , Rabbiyle irtibatını koparmış bir kalp asla mücadele için gerekli duygu ve kıpırtıları üretemez, Rabbiyle irtibatını koparmış bir beden asla harekete geçemez. O halde Rabbinize yönelin! "
Çocuklarınıza Hz. Ömer’in (ra) cesaretini öğrettiğiniz gibi ona “Gerekirse seni eğri kılıçlarımızla düzeltiriz” diyen adamın cesaretini de öğretin.
Hz. Ömer (r.a) halife olduğu zaman verdiği hutbede “Ey Cemaat, ben hata edersem, eğilirsem ne yaparsınız?” demişti. Sahabeden bir adam halifenin huzurunda ayağa kalkıp elindeki eğri kılıcı göstererek, “Ey Omer! Eğer sen eğilirsen vallahi seni bu eğri kılıçlarımızla düzeltiriz” demişti....
Çocuklarınıza bu adamı da tanıtın ki, yeri geldiğinde herkesi uyarabilecek bir cesarete sahip olsunlar. Liderler, önderleri, başkanları, hocaları, şeyhleri ne yaparsa yapsın bir kılıf uydurup, bir fetva bulup, bir mazeret üretip onların günahlarına ortak olmasınlar. Yanlışları meşrulaştırmasınlar. Bizden olan yanlış da yapsa bizdendir deyip dünyalanını da ahiretlerini de berbat etmesinler.
Bu deklarasyon, nereye ait olduklarını bilen, kalplerinin derinliklerinde hangi tarafta durduklarını hisseden Müslümanlara hitaben yazılmıştır.
Haberinizin olmadığını söyleyemeyeceksiniz!