1843 yılında yazılmış bu hikâye, yayımlandığı dönem için şifre çözme ayrıntılarıyla dikkat çekmiş; hatta ödül almış. Ancak günümüz okuru açısından bakıldığında, beni etkileyen ya da düşündüren bir yönü olduğunu söyleyemem. Özellikle eserin ikinci kısmında yer alan “Julius Rodman’ın Günlüğü” bölümü, okuma sürecim boyunca metni neden okuduğumu sorgulamama yol açtı. Baştan sona, bana yeni bir bakış açısı kazandırmayan, duygusal ya da düşünsel bir etki yaratmayan bir eser olarak kaldı.