Marika reçel yapmanın insan ruhuna iyi geldiğine inanırmış. Üstelik kadıncağız şeker hastasıymış. Kendi elleriyle yaptığı reçelleri ağız tadıyla yiyemezmiş bile. Ama hiçbir zaman reçel yapmaktan da vazgeçmemiş.
İlkel yaşamda acımanın yeri yoktu. Acıma yanlış anlaşılır, korkaklık sanılır, böyle bir yanlışlıkta ölüme götürürdü. Öldürmezsen ölürsün, sen düşmanını yemezsen düşmanın seni yer; yasa buydu işte!