Ailesini yoğun bir duygu ve sevgiyle düşünüyordu. Yok olması gerektiğine dair düşüncesinde belki kız kardeşininkinden bile daha kararlıydı. Bu boş ve huzur verici düşüncelerle, saat kulesi sabahın üçünü vurana dek oyalandı. Pencerenin öte yanındaki genel aydınlanmanın başlangıcını da gördü. Derken başı isteği dışında tamamen düştü ve burun deliklerinden son nefesi de güçsüzce çıkıverdi.
"Sevgili büyüklerim," dedi kız kardeşi ve giriş niyetine eliyle masaya vurdu, "bu böyle devam edemez. Siz bunu anlayamıyorsanız da ben anlıyorum. Bu canavarın karşısında kardeşimin adını ağzıma almak istemiyorum, bu yüzden de sadece şunu diyorum: ondan kurtulmaya çalışmalıyız. Biz, insanın olanakları el verdiğince ona bakmayı ve katlanmayı denedik, bence kimse bize en ufak bir suçlamada bile bulunamaz."