İnsanların yüzlerine baktı, hepsi yabancı geliyordu, her şey ölü, bir şekilde canlılığını yitirmiş görünüyordu. Hepsi bir bakıma çoktan uzaklaşmış, yitmişti, artık ona ait değildi.
Süreyi kendi belirlemişti, bütün o korku karmaşasının içinden birden yeni bir duygu sıyrılıp çıktı, kesin hükmün yaklaştığını bilmenin verdiği bir tür mutluluk duygusu. İçinde bir şeyler boy atıyor, yeni bir güç yükseliyordu: Yaşama ve ölme gücü.