"Mesela ben çok gülerdim, çok konuşur saatlerce aynı konudan bahsedebilirdim. Ama bir şeyler oldu sonra, gerçi hep bir şeyler olurdu ama ben geç farkettim işte. Bazı konuları aşamadım, bazı şarkıları susturamadım ve kalbimi yaşanmışlıklardan arındıramadım. Birileri uzun uzun bir şeyler anlatıp durdu ama cevap veremedim hiçbirine.
Çok sevdim ama kimsenin sevdiği olamadım. Çok şey sayıkladım, kimse anlamaya çalışmadı.
Sonra sustum, hep öyle olur ya zaten.."
İnsanlar anlaşılmak ve anlamak isterler ama çoğumuz için en büyük sorun, sorunumuzun ne olduğunu bilmemektir. Aynı çukura düşüp dururuz. ‘Beni mutsuz edeceği kesin olan o şeyi neden tekrar tekrar yaşıyorum ?’
İnsanlar genellikle hissizliği “hiçlik”le karıştırırlar,fakat “hissizlik” hislerin yokluğu değildir, çok fazla hissin altında ezilmeye verilen tepkidir.