Raskolnikov eski bir hukuk öğrencisidir ama fakirlik yüzünden okulu bırakmak zorunda kalır. Baltayla kötü, tefeci bir kadını öldürür vs vs. Romanı ilk okuyuşumda yarım bırakmıştım o yüzden bunu ilk okuyuşum sayarak incelememi yapıyorum. Herkesin okuduğu aynı olsa da anladığı şeyler farklıdır bu da benimki. Raskolnikovun aklında tefeci kadını öldürmek hep vardı. Kardeşi Dunyanın onun için fakirlikten dolayı kendini feda edeceği evliliği haber almasından önce de vardı, bir gün meyhanede 'tefeci kadını öldürürdüm' diye konuşan bi adama kulak misafiri olmadan önce de vardı. Bu konuşmayı duyması bunu işaret sayıp şaşırmasına ve planını genişletmesine neden oldu sadece. Fakirlikten, ailesini düşündüğünden yapmadı. Tam vazgeçecek olduğunda tefeci kadınla aynı evde yaşayan tefecinin üvey kardeşi Lizavetanın diğer akşam saat 19 da evde olmayacağını tam bu vazgeçiş sırasında tesadüfen öğrenerek bunu da bir işaret saydı ve kesin karar verdi. Lizaveta erken dönünce onu da öldürmek zorunda kaldı ve para bile alamadan sadece ne olduğunu bile bilmediği birkaç eşya alıp kaçtı. O eşyaların ne olduğunu da hiçbir zaman öğrenemedik çünkü eşyanın paranın bu cinayette bi önemi hiçbir zaman olmadı.
Romanda beni en çok etkileyen şeylerden biri cinayet amiri Porfiriy Petroviçle Raskolnikov arasında geçen düelloydu. Evet düello diyorum çünkü ikisi de çok zeki adamlar. Porfiriy Petroviç Raskolnikova katil olduğunu söylemeden katil olduğunu bildiğini söylüyor ama bunu öyle bir yapıyor ki Raskolnikov bilip bilmediğinden asla emin olamıyor. Tam bir söz cambazı, bir orada bir burada duruyor ve akıl bulandırıyor. Şüpheye dehşete düşürüyor karşısındakini. Raskolnikov biliyor mu bilmiyor mu ha tutukladı ha tutuklayacak diyerek geçiriyor günlerini. Bu karmaşık ruh haline cinayetten sonra en çok etki