onunla arkadaş olduğundan beri zihninde her gün yeni bir kuyu açılıyor sanki, işlediği ne kadar günah varsa hepsi yıllardır gömüldükleri derinliklerden çıkıyor.
bunları anlatırken sesinde herhangi bir pürüz, bir üzüntü belirtisi olmuyor, sıradan, doğal şeylermiş gibi anlatıyor. Anlattıkça içi boşalıyor, sonra boşalan yeri yopun bir keder dolduruyor. bu yüzden gecenin sabaha yaklaşan saatlerinde evine dönerken bir şey yere çekiyor onı, ayakları müthiş ağırlaşıyor.
yorgun, suskun ve bomboşum
her an sorup duruyorum aynaya kederli
neyim artık, neyim gözünde
ve aynada görüyorum ki, ah
eski benden kalmamış bir gölge bile
yol aramıyorum gündüzün şehrine
kuşku yok ki bir mezarın derinliklerinde uykudayım
cevherim var fakat onu korkudan
gönlümün bataklıklarında saklamaktayım
kulak ver
duyuyor musun esişini karanlığın
ben yapayalnız, bu mutluluğu seyrediyorum
bağımlıyım kendi umutsuzluğuma
kulak ver
duyuyor musun esişini karanlığın