Son anda anlamışlardır ki; yukarıda güneş bütün zalimlikleri unutturacak kadar parlak, ay gecenin cinlerinin yarışamayacağı kadar rahvandır. Evet. dünya belki çalılıklarla doludur, ama hayatta olmak zaten bunun için bir zafer değil midir? Dünyaya meydan okumanın biricik yolu, o çalılıklar arasında kendine bir yer açmak için dünyada kalmayı başarmaktır. Doğan her çocukta, alınan her nefeste, her buluşmada ve ayrılıkta ne kadar çok sır saklıdır. Eğer insanlar o sırlardan yalnızca birkaçını kavravabilseler, göreceklerdir ki; gök ve yer coşku dolu bir şenlik için her an hazırda beklemektedirler.
Bunun en büyük kanıtı, kendilerine kıymaktan son anda vazgeçebilenlerin gözlerine doluşan o büyülü ışıltıdır. O büyülü ışıltının söylediği şudur: Yaşamak ve inanmak güzeldir...