Sedef Gül

Herkes ölünce ardında birşey bırakmalı, derdi dedem.Bir çocuk ,bir kitap, bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı.Veya ekilmiş bir bahçe.Elinin bir şekilde dokunduğu birşey, öldüğünde ruhunun gideceği biryer olsun diye; böylece insanlar ektiğin o ağaca veya çiçeğe baktığında sen orada olursun.Ne olduğu önemli değil, dokununca onu değiştirdiğin ve ellerini çektiğinde sana benzeyeceği bir şeye dönüştürdüğün sürece derdi.Sadece çim biçen adamla bahçıvan arasındaki fark dokunuştadır derdi.Çimleri biçen adam orada hiç olmamış gibidir; bahçıvansa bir ömür orada olacak.
Sayfa 184
Reklam
Bir arkadaşlığın tam olarak hangi anda kurulduğunu bilemeyiz. Nasıl bir kap damla damla dolarken, son bir damla kabı taşırıyorsa; aynı şekilde, bir dizi iyilik arasından en az biri kalbi doldurup taşırır.
Sayfa 93
Nasıl anlatacağım bilemiyorum ama şimdi ve buradanın gerçekten şimdi ve burada olduğunu bir türlü kafama yerleştiremiyorum işte. Ya da benim gerçekten ben olduğumu. Yerli yerine oturmuyor gibi. Hep böyledir zaten. Çok daha sonra herşey yerli yerine oturur ancak. Son on yıldır böyle oldu...
Sayfa 170·Kitabı okudu