Saat on bire dokuz kala, Füsun yeni bir Samsun'u hafifçe ağırlaştırılmış hareketlerle- dudaklarının üzerine koyarken, benim gözlerimin içine dikkatle baktı. Bakışlarımızla bir an birbirimize o kadar çok şey söyledik ki, onunla bütün bir gece saatlerce konuşmuşuz duygusuna kapıldım.