Ruslar neden yürüyorlar Berline

Ruslar neden yürüyorlar Berline
@Sedefcim
Tüm varlığım benim, karanlık bir ayettir. instagram:@kolektifpsiko
psikolojik danışman
Lisans
Gaziantep
21 Ekim 2002
244 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
2 Temmuz 1993'te Sivas'ta ne olduysa, bugün bütün bir ülkede ve Ortadoğu'da, biraz kılık değiştirerek, biraz daha vahşice, biraz daha devlete dönüşmüş olarak, biraz daha üstü örtülerek aynısı olmaktadır. O gün Sivas'ta özgür akıl yakılmıştır. Özgür aklın temel güvencesi olan laiklik yakılmıştır. Temel insan hakları, insanlarla birlikte yakılmıştır. İlerici kültür, sanat ve demokratik düşünce yakılmıştır. Sivas katliamını gerçekleştiren ideoloji, çok değil, katliamdan 9 yıl sonra ülke yönetimini ele geçirdi ve bu ülkeyi, demokrasinin bütün imkânlarını kullanarak, adım adım dinin kurallarına uyarlayarak yönetmeye başladı, yönetti, sanırım daha da yönetecek
1K
Reklam
Siyaset yediğimiz ekmeğe, içtiğimiz suya, aldığımız havaya, yattığımız yatağa, yürüdüğümüz sokağa girecek, bütün bunları çekip çevirecek ama şiire girerse bu yanlış olacak, edebiyat dışı olacak. Bundan kaçmak, yaşanılan kötülüğün üretilmesine pasif bir biçimde katkıda bulunmaktır. Gözetilecek tek bir şey var, iki alanın dilini birbirinin yerine koyacak bir ucuzluğa düşmemek. Dünyanın bütün büyük şiirleri, dünya görüşü ne olursa olsun, yetkin bir politik bilince sahip şairler tarafından yazılmıştır
1K
Kimsenin kendinden bir dize bulmadığı ya da bir dize eklemediği bir şiir, şairini yutan bir boşluktur. Olsa olsa şairin kendini sevdiği narsistik bir "şey"dir.
1K
Eğer insanın içinde varoluş bilincine dönüşmüş yakıcı bir yaratma arzusu varsa, en ağır baskılarda, en büyük yoksunluklarda bile bir yolunu bulup yazacaktır. Çünkü şiir, şairin kendisine indirdiği bir varoluş ayetidir. O ayet yoksa o şair yoktur.
1000Kitap
Bir cinneti yaşıyoruz ama bunu yüksek sesle söyleyemiyoruz. Basın teslim alındı. Üniversite teslim alındı. Adalet teslim alındı. Eğitim teslim alındı. Siyaset teslim alındı. Sermaye teslim alındı. Halkın belkemiği bir kişinin diliyle dişi arasında, her gün bir yerinden daha kırılıyor. Her gün her evden gencecik bir çocuğun cenazesi kalkıyor. Her gün her evden bir kişi hapishaneye gidiyor. İçeride öldürdüklerimiz yetmedi, sınırların ötesinde düşman avına çıktık. Dünyanın aklının ortasına, gözünün içine yalan söylüyor, sonra da ezik ve küstah bir dik kafalılıkla bizi anlamadınız diye herkese hakaret ediyoruz
1K
Reklam