Gerçek gizli, kimseye görünmeden dolaşıyor yeryüzünde, halkın arasında kendine bir yuva arıyor, gerçek. Yönetim için gerçek bıçak ve ateş gibi bir şeydir, kabul edemez onu yönetim, gerçek keser atar, yakar yönetimi. Sizin iyi dostunuzdur gerçek, yönetimin ise amansız düşmanı. Saklamasının nedeni de budur işte."
Soluk bir ay dolanıyor
kentin üstünde her gece
Her gece bilge bir gezgin
tavrıyla adımlıyor yolunu
Güz yanığı bir durgun
sessizlikle örtülü her şey
ve yırtılmış bir tül gibi
savrulup duruyor zaman
Suların sesini dinle şimdi
ormanın fısıldayışlarını
usulca yarılıyor dağların göğsü
bir aşkı dinlendirmek için
Ve gözleri uzak yamaçlarda
aranıp dururken bir şeyleri
sessiz ve sakin beklemekte
bekledikçe bileylenen bir yürek
Belli ki dağların, denizlerin
ve göllerin üzerinden
sıyrılıp gelmektedir seher
Belli ki yakındır doğayı
ve hayatı sarsacak saat
Ama acıya alışılmaz yaşanacaksa
geceye boyun eğilmez sürgit
çünkü insanlığımızın tarihi
acılar bittiğinde yazılacak
Ve şimdi acı bir gülüşle
durup anlatıyorsam bütün bunları
duyulsun bir çığlığın dehşeti
acının hesabı sorulsun diyedir
Köylü zenginleşince beye yanaşır, bey de yoksullaşınca köylüye... Cep delikse ruh ister istemez temizdir. Hatırlıyor musun Pavel, bir zamanlar, 'Kim nasıl yaşıyorsa, öyle düşünür,' demiştin bana. İşçi evet derse patron hayır demek zorundadır; ama işçi hayır derse patron doğası gereği, kesinlikle 'evet'diye bağırmalıdır. Yani köylüyle efendisinin doğası farklıdır. Köylün karnı toksa bey gece uyuyamaz.