Anacığım, sizin inandığınız iyi yürekli, merhametli Tanrı'dan söz etmiyorum ben, papazların bizi sopa gibi korkuttuğu Tanrı'dan, bazılarının, adına insanları boyun eğmeye zorladığı Tanrı'dan söz ediyorum."
Ribin parmaklarıyla masayı tıklatıp, "Evet," dedi. "Bazıları el altından Tanrı'nın yerine geçtiler, her şeyi sahiplendiler, bize karşı kullanıyorlar. Unutma anacığım, Tanrı insanı kendine benzer olarak yarattı, yani insan ona benzerse, o da insana benzer. Oysa bizler ona değil, vahşi hayvanlara benziyoruz. Kilisede korkunç bir şey gösteriyorlar bize... Tanrı'yı değiştirmeliyiz ana, kötülüklerden arındırmalıyız onu. Ruhumuzu öldürmek için Tanrı'yı yalanlara, iftiralara bürümüşüz, ruhumuzu öldürmek için onun yüzünü çirkinleştirmişiz
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dünyanın cesur ulusları yoktu, cesur insanları vardı.
Onlar, aşkın ve hayatın havarileri, büyük serüvencilerdi. Onlar, bu ihtiyar cadının maskesini parçalamak ve yeryüzü denilen cenneti bize sunmak istediler. Bütün ömürleri bu kavgayla geçti. Ne adları vardı onların, ne ulusları, ne dinleri ne de anıtları.
Ama biz onlar için ölüm fermanlan hazırlayıp görkemli mangalar kurduk. Savaşlar açtık peşpeşe.
Kentleri ele geçirip vahşi bir hayvan gibi avladık onları. Nerde görülseler kurşuna dizdik ve süslü kemerler yaptık onların kafa derilerinden. Biz cellattık ve tarih suratımıza tükürürken, bir kez bile bağışlanmayı istemedi onlar ...
Derler ki, son büyük serüvenci yaralıdır hala ...