Sed

Bir anda yaşamın tüm zenginliğini hissetmeye başlamıştı ve artık yaşamında tek bir saati bile anlamsız geçirmeyeceğini biliyordu.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Reklam
“Tehdit eden” bir gökyüzünden, “tedirgin” bir denizden, çizil­meye “direnen” elmaslardan, geçen bir gökcismini “cezbeden” Dünya'dan yahut “uyarılan” bir atomdan söz ettiğimizde de yine bir tür animist dünya görüşüne kapılıyoruz. Somutlaştırıyoruz. Düşüncemizdeki çok eski bir katman, cansız Doğa'ya yaşam, tutku ve sağduyu bahşediyor.
EVRENİN MERKEZİNDEKİ KONUMUMUZDAN vazgeç­memiz yönündeki diğer birçok fikir, kısmen benzer nedenlerden ötürü dirençle karşılaştı. Bizler yaptıklarımızla değil de, doğuş­tan, yani sırf insan olduğumuz ve Dünyada doğduğumuz için hak ettiğimiz ayrıcalıklar istiyoruz sanki Buna antroposentrik - “insan merkezli”- bir kibir diyebiliriz.
Sayfa 38
“inanç özgürlüğü tehlikelidir” diye yazıyordu Bellarmine başka bir yerde. “Yanlış yapma özgürlüğünden başka bir şey değildir.”
Sayfa 34
Dünyalar ölçeğinde -yıldızlardan ya da galaksilerden söz etmeye hiç gerek yok- insanlar önemsizdir, kayalardan ve metallerden oluşmuş, sıradan ve ıssız bir kütlenin üzerindeki ince bir yaşam tabakasıdır.
Sayfa 25
Reklam