Anlaşılan, çevresindeki her şeyin uçurumlardan ibaret, her şeyin boş olduğunu gören insan, tutunacak sabit bir şey bulma telaşına kapılmış. Böyle bir belirsizlik içinde yuvarlanıp durmaktan kurtulmak istiyormuş, bu amaçla kendi dogasında bulunmayan ne varsa onlara yönelmiş. Vatan özgürlük, inanç, tanrı, erdem bunları elleriyle yakalamış ama hepsi de parmaklarının arasından kayıp düşmüşler. Onu da bir kristal kadehi yere çalıp ortaya çıkan kırıklarıyla alay eden bir deliden farkı kalmamış.