“Tahayyül edilebilecek gelmiş geçmiş tüm gözü doymaz ve kana susamış canavarlar, adeta giyotinde vücut bulmuştur. Şu koskoca Fransa’da, toprakların tüm bereketine ve iklimin elverişliliğine rağmen bir çimen tanesinin, bir yaprağın, bir kökün, bir filizin ya da biber tanesinin büyüyüp olgunlaşması bile, bu korkunç zamanların gelişi kadar öngörülebilir değildir. Aynı çekiçlerle insanlığın kafasına kafasına yine vuracak olursanız, o yine aynı vahşi hallerine bürünecektir. Zulüm ve zorbalık tohumlarını bir kez daha ekecek olsanız, sonunda ektiğiniz tohuma uygun bir meyve almanız işten değildir.”