” Herkes bir gün ölecek Firdevs. Sen de, ben de. Önemli olan ölene kadar nasıl Yaşayacağımız.”
“Nasıl yaşayacağız? Yaşam çok zor.”
“ Yaşamdan daha sert olmalısın Firdevs. Yaşam çok sert. Gerçekten yaşayanlar yalnızca ondan daha sert olanlardır.”
“Sulara fırlatılmış bir çakıl taşı gibiydim; dalgaların dövdüğü, oraya buraya attığı , kıyıda bir yere bırakılmak üzere yuvarlanıp duran bir çakıl taşı…”
“ Yüreğime, bedenime, tuhaf bir ağırlık çökmüştü; bacaklarım tutmaz olmuştu. Tüm dünyanın ağırlığından daha ağır bir duyguydu bu; toprağın üstünde duracağına altında bir yerlerde gömülüydüm sanki. Gökyüzünün rengi değişmiş, toprak gibi kara olmuştu ve olanca ağırlığıyla üstüme çöküyordu. Bu duyguyu yıllar önce de tatmıştım. Beni sevmeyen birine aşık olmuştum.”
Kızların gözlerinin içine ‘ Baksanıza ne kadar da yakışıklıyım’ edasıyla bakıyorsun. Onlar da dalgalarını geçiyorlar. Oysa ‘Sizin kadar güzelini daha önce hiç görmemiştim’ der gibi bakmalısın.