Sefa becerikli

Sefa becerikli
@Sefabecerikli
Öğrenci
Ankara
Ankara
15 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Franz Kafka
Hikayeye göre günün birinde Franz Kafka rutin yürüyüşlerini yaptığı parkta küçük bir kıza rastlamış. Kız ağlıyormuş. Oyuncak bebeğini kaybetmiş ve bu onu oldukça üzmüş. Kafka bebeği onun yerine aramayı önermiş ve ertesi gün aynı noktada buluşmak üzere sözleşmişler. Bebeği bulamaması üzerine Kafka küçük kıza bebeğin ağzından bir mektup yazmış ve buluştuklarında kendisine okumuş: “Lütfen benim için kederlenme, dünyayı görmek için uzun bir yolculuğa çıktım. Sana başımdan geçenleri anlatacağım.” Bu birçok mektubun ilkiymiş. Kafka küçük kızla her buluştuğunda sevgili oyuncak bebeğin hayali maceralarını özenle yazdığı mektuplardan ona okurmuş. Küçük kız da bu şekilde avunurmuş. Derken gün gelmiş, görüşmelerin artık sonu gelmiş. Kafka son görüşmede küçük kıza bir oyuncak bebek getirmiş. Küçük kız, aslından oldukça farklı olan oyuncak bebeğe şaşkınlıkla bakakalmış. Bebeğe iliştirilmiş bir not küçük kızın şaşkınlığını gidermiş: “yolculuğum beni çok değiştirdi…” Uzun yıllar sonra, artık bir yetişkin olmuş olan küçük kızımız, gözü gibi baktığı bebeğinin, gözünden kaçırdığı bir çatlağının içine sıkıştırılmış bir mektup bulur. Kısaca şöyle yazmaktadır: “Sevdiğin her şeyi er ya da geç kaybedeceksin, ama sonunda sevgi başka bir surette geri dönecek.”
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kalanlar Sevmeye Devam Edecek
Eski rüzgarların sözü geçmez, terk ettikleri dağlara. Geceye umutlu şiirler gerek; Gemiye yeni fırtına, Her eylüle başka yağmur. Kalana taze baharlar lazım. Ve gidene biraz yürek… Gidenler pişman şimdi. Peki ya kalanlar? Kalanlar sevmeye devam edecek!
Çocuk Yüreği
Herşeyden zordur , acının kelimelerle ifade edilmesi . Sevda gibi , yalnızlık gibi , ayrılık gibi , acı da , ifadesizlikle sonuçlanır çoğu zaman . İçimizde hissettiğimiz bir yanmadır da , kaybedilen bir sevginin ardından iki damla gözyaşı oluverir apansız . Neden aktığı anlaşılmayan . Bazen haykırmak istediklerimiz , yaşamak istediklerimiz kadardır . Ne haykırabilir , ne de yaşayabiliriz . Umarsız , telaşsız yarını bugüne gömen bir yaşayamayış , denize ulaşamayan bir nehir acısıyla dolanır içimizde . İşte böyle hüzün dolu , işte böyle yarım bir şey yaşamak.. Bazen bir şarkının ilk notasında , bize ait olmayan bir gülüşte , yapayalnız yürüdüğümüz karanlıkta , döneriz hep başladığımız noktaya . Çalan her telefon beklenenden gelmez . Ama beklenir . Yaşam istediğimizi vermez . Ama beklendiği gibi olmasada yaşanır . Nice fırtınalardan sığındığımız liman , hem çok yakınımızda , hem de deniz fenerini göremeyecek kadar uzağımızdadır bazen . Kim bilir belki bir şiir olur , gözlerine bakamadığımız sihirli bir sevdanın.. Ya da dünyayı çiçek bahçesine çevirecek güçte 'çocuk yüreğine' sahip bakıştır beklenen.. Aslında ne söylenir ne yazılır . Oysa en karanlık anında bile yaşam kavgamızın , Umut hiç yaşlanmaz Hep yaşanır . Düşlerin parlayıp söndüğü yerde , buluşmak seninle bir akşam üstü . Gözlerin bir çığlık bir yaralı haykırış , gözlerin çok uzaktan geçen bir gemi . Ellerin bir martı , telaşlı ve ürkek , ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken...
Teknoloji
YAŞA-yama-MAK
Afrika'da bir anne, çocuğuna: "Tabağındakileri bitirmeden kalkma" deyinceye kadar bütün tabakları kırmak istiyorum.