Ragıp Sefa Sarı

Ragıp Sefa Sarı
• φιλοσοφία, philosophy, Felsefe Kur’an, 41/33
islam dünyasi olarak bilinen dünya, Gazze halkina yönelik siyonist soykirim ve Haçlı emperyalizmi kargisinda siyasal etkisizligi, iradesizligi ve aczi seçerek hiçliğe giden yolda ilerliyor. Bugün, toplumlarimiz israil karsisinda tarihsel bir siyasal sefaleti normallestirmis bulunuyor. Atasoy Müftüoğlu / Hiçliğin Kıyısında (s.90) Mahya Yayıncılık
Sayfa 90 - Mahya Yayıncılık
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İşte bu insan, yani Muhammed (sav), toplumun bu karanlık döneminde ışık arayarak, tefekkürle ruhunu aydinlatma yoluna gitmişti. Bu, felsefi bir arayıştan çok, insanin kendi iç yolculugunun bir yansimasiydi. Tefekkür etmek, sadece bir kişinin toplumsal sorunlar karşısında çözüm asayişi degil, aynı zamanda insanin kendi içindeki değerler ve hakikatlerle yüzleşmesiydi. Hz. Muhammed'de tefekküru en iyi şekilde yapmis, akil ve vicdanina sığmayan seylere bir çıkış yolu aramıştır. Düşünce , sorgulama ve anlam arayisi, Tanri'nin ve onun peygamberinin ögrettigi en önemli degerlerden biridir. İslam’da akil, tefekkür ve derin düsünme, insanin kendi varh-gini, evreni ve Tanri'yi anlamasi için esas alinan temel yön-temlerdir. Bu anlamda, En'am Suresi'nin 104. ayeti çok dikkat çekicidir: Rabbinizden gerçeği gösteren deliller geldi. Artik kim gözünü açip gerçegi görürse faydast kendisine; kim de gözünü kapatip körlük yaparsa zarari kendisinedir.( 6/ 104) Mustafa Dağ Serkan Arslan,S.46 Araştırma Yayınları
Sayfa 46 - Araştırma Yayınları
Felsefeyi, yani bilgiyi sevin, sevdirin. Çoçuklarımızın sizin ve herkesin buna ihtiyaci var. Felsefenin temellerini siz sevin, uzmanlar da gereken sistematik kismini ilerleterek gelistir-mekle ilgilensinler. Çocuklar, sizin ne yaptiginizla degil, ne söylediginizle ilgileniyorlar. Elinizden düsürmediginiz telefonlar onlarin hosuna gider, agzinizdan çikan birkaç kelam degil. Sabaha kadar "su" diye bağırmanız , dudaginizi slatmaz. Kalkıp bardaktaki suyu içmelisiniz. Sizler hareket etmedikçe, sizin hareket alaninizi baskalari belirleyecek. Bunu anlamak çok zor olmasa gerek. Birkaç nesil okumadı ya da okuyamadı. Mustafa Dağ-Serkan Arslan || İslam’da Felsefe Olur Mu? S.29 -Araştırma Yayınları
Sayfa 29 - Araştırma Yayınları