Zaman, birilerinden nefret edip intikam planlarıyla harcanamayacak kadar değerli... Ya da bazı insanlar nefret duygusuyla bile akılda yer tutmak için fazlasıyla değersiz...
Geride kalan zaman en büyük cezanın yok saymak olduğunu öğretti bana. Hayatta olan birine hayalet gibi davranmanın hakaretten daha çok acıttığını öğretti. Aradığında meşgule bile almadan telefonun çalması gerektiğini, gelen bazı mesajların hiç açılmadan silinmesi gerektiğini, yolda ya da markette görünce gözünü kaçırıp saklanmaya çalışmak yerine, sanki kocaman bir boşluğa bakar gibi gözlerinin içine bakarak yanından geçmek gerektiğini öğretti...
Üzülmüyor muyuz? Elbette üzülüyoruz, kim gülmez ki? Ama bazen her seyin güzel olması için üzülmek gerekiyor. Yüzleşmeyince o yara hiç iyileşmiyor, o acı hiç geçmiyor...
Beni kıran, üzen herkesi affettim. Ne sevgim var, ne öfkem ne de nefretim... Hayatım boyunca hiç görmediğim, gülümsemediğim, bir parça ekmegi paylaşmadığım, konuşmadığım herhangi birileri kadar hissizim onlara karşı. Bu durum onların ne kadar umrunda olur bilemem, ama benim de artık umrumda değil.
Demem o ki, benden uzak olsunlar yeter. Benim yolum bir daha onların sokağından geçmez..
(Virgül) :")