Başımıza kişisel ya da toplumsal bir felaket geldiğinde, toprakta kalan enkaz yığınının nasıl tasarlandığını incelersek, neredeyse her zaman kendine inanan, kendine hayran, vasat ve dik kafalı bir adam tarafından körü körüne yapıldığını görürüz. Dünya böyle kendini nimetten sayan inatçı uğursuzlarla dolu.
Kimse kendiliğinden bir şeyi bırakmıyor, kapanmış bir kapının tokmağını bile; öyle eli tokmağa yapışmış, kapının sadece kapanmış olduğunu, açılabileceğini unutmuş, tokmağa yapışmış eller.