Çocukken onun bana inanmaması, hayatım boyunca benim de kendime inanmamama yol açtı. Bana karşı ilgisizliği kimse için değerli olmadığımı düşünmeme neden oldu. Sevgisizliği, sevgi nedir bilmediğime inanmamı sağladı.
Hayaller vitrindeki elbiseler gibidir; dışarıdan çok güzel görünürler ama bazen denediğinde üstüne olmazlar. Bazıları çok küçüktür, bazılarıysa fazla büyük. Neyse ki annem bana dikiş dikmeyi öğretmişti; zira hayaller de elbiseler gibi üzerine oturması için kesilip biçilebilirler.
Galiba insan kendi anne babası tarafından terk edildiğini hissedince, hayatının geri kalanını başkalarının da onu terk etme planları yaptığından şüphelenerek geçiriyor.