Onu kendi kanından, başkalarının pisliğinden arındırmak, toprağa temiz olarak vermek istiyordu, tabii eğer yaşadığımız bu akıl hastanesinde beden temizliğinden söz etmenin bir anlamı varsa, ruh temizliğiniyse hiçbirimizin ulaşamayacağı biliniyor.
Kendi ekmeğimi taşıyacak gücüm var hâlâ, Daha ağır gelen, başkalarının ekmeğidir çoğunlukla, Yakınmaya hakkım yok, başkalarının payının ağırlığını yüklenirsem kendi payımı ödemiş olacağım.
İnsanlara dersini veren profesyonel bir kadından, ağlayıp sızlayan bir çocuğa, öfkeli bir sürtükten on dakika içinde her şeyi yiyip bitiren acımasız bir yemek makinesine dönüşüyordum. Bunlardan hangisi benim, hiçbir fikrim yok.
Kütüğü yerinden oynattığın anda nehir akmaya başlar. İnsanlar, travmatik anılarını bütünleştirmeye başladıktan sonra kendiliğinden gelişmeye devam ederler.