Seyran onun da omuzlarına sarıldı, boynundan öptü, sıcacık. Seyran'ın içinden öpmek geliyordu. Taşıyor, coşuyordu. Önüne gelen insanı, dostu düşmanı, ağacı, böceği, arıyı öpmek istiyordu. Bütün dünyayı öpse doymayacaktı.
Memed konuştu:
"Eline sağlık bacım, hiç böyle bir çorba içmedim," dedi. Sesi Seyranı tepeden tırnağa ürpertti. Bütün bedeninden, bir insanın ancak ömründe bir kere duyabileceği bir çımgışma geçti. Eli ayağı çözüldü. Memedin sesi çok uzaklardan, başka bir dünyadan geliyordu. Acayip bir büyüden.