Ahmet Aydın

Ahmet Aydın
Hayatın rüzgârları dünyanın en küçük köşelerine kadar girmeseydi, burada hayatın hiçbir yıkıcı değişikliği olmadığı söylenebilirdi. Fakat maalesef, dağların temelini ve geniş gökleri sarsan bir yıldırım sesi, daha az gürültülü, daha az şiddetli olmakla beraber bir farenin deliğinden de duyulur.
Sayfa 597 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
O hayat ki insanı durmadan işe çağırır, büyük sevinçlerin ışığıyla aydınlanın, büyük acıların yıldırımlarıyla dolan geniş bir gök altında, fırtınalar içinde geçer, o hayat ki içinde boş umutlar, parlak mutluluk hülyaları hüküm sürer ve düşünce kendi kendini yakar kavurur; tutkular insanı kemirir, zeka yener ya da yenilir; orada insan sürekli bir savaşa girip, savaş sahnesinden yaralı, bitkin ama gene de doymamış, muradına ermemiş olarak çekilir.
Sayfa 596 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
İnancı kalmayınca aşkı da kalmazdı.
Sayfa 585 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Birçok kadının böyle bir derdi yoktur; bir kez evlendiler mi kocalarını iyi ve kötü yanlarıyla uysalca kabul ederler, bulundukları duruma boyun eğer ya da ilk rastladıkları bir büyüye kapılıp giderler. "Kader böyle imiş! Aşk böyledir! Kadın zayıf bir mahluktur!" diyerek karşı koymayı imkânsız ve gereksiz sayarlar. Kocaları zekâca üstün bir insan olunca bu çeşit kadınlar onunla övünürler, onu bir inci gerdanlık gibi görürler. Ama bu zekânın küçük kadın oyunlarına, düzenlerine kapalı kalması gerekir. Kazara kocaları onların aptalca komedyalarını, anlamsızlıklarını, ya da gizli hayatlarını görecek olursa kaba ve zalim sayılabilir bu zekâ.
Sayfa 584 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
İnsanın hayatla bağı, tutunacak bir dalı olmadı mı bu dert korkunçtur.
Sayfa 582 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı