"Yani babamı, hayatını ve onunla arama ergenlik çağında giren bu mesafeyi kaleme almayı kastediyordum. Bir sınıf mesafesi ama adı olmayan, kendine özgü bir mesafe. Ayrı düşmüş bir aşk gibi."
"O artık babam değildi. Çukurlaşan yüzdeki burnu tüm alanı kaplamıştı. Vücudunu çevreleyen lacivert, bol takım elbisenin içinde, uzanmış bir kuşa benziyordu. Sabit, faltaşı gibi açılmış gözleriyle ölümünden bir saat sonraki adamın yüzü şimdiden yok olmuştu. O yüzü bile bir daha asla göremeyecektim."