Varoluşculuk üzerine yazılmış,karakterin tamamen kendi iç dünyasında yaşadığı ,beyninin iç yüzeyinde dolanıp duran düşüncelerini felsefi olarak ele alan bu eser insana kendi hayatını; yaşam üzerindeki değerini ve etkilerini yansıtmasını anlatıyor.Tamemen karakterin iç dünyasının bunalımlarını okuyoruz.
Felsefe okumayı sevenler ,kendilerini sorgulayanlar ,iç dünyasında kaybolanlar için güzel bir eser diyebilirim fakat beni o kadar etkilemedi desem yalan söylemiş olmam sanırım.
Açıkçası Olayların belli bir yerden sonra akıcı olmasını beklediğim oldu .
Eğer bu kitap bana göre iki arkadaşın yada eski dostun bir araya gelerek varoluşçuluk hakkındaki sohbeti olsaydı yahut da karakter kendi iç dünyasını olayları kopuk kopuk değilde bağlantılı yapsaydı fazla bunaltmazdı .Olay örgüsü yok tamamen içsel düşünce odaklı olduğu için beni yer yer çok bunalttı diyebilirim.