Vakur bir ruh, her şeyi düzelteceği sanılan, gerçekte ise hiçbir şeyi düzeltemeyen ilgilerle karşılaşınca bezginlikle karışık öyle bir üzgünlüğe düşüveriyor ki!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ruhumu derin bir üzgünlük kemiriyordu. Bu iç hayatın görünümü toplum hayatının heyecanlarına alışmamış toy bir kalp için pek üzücü oluyordu. Dünyanın giriş yerinde böyle bir uçurumla, dipsiz bir uçurumla, ölü bir denizle karşılaşmıştım. Bu korkunç mutsuzluklar birliği bana sonsuz düşünceler aşıladı; toplum hayatına doğru attığım ilk adımda öyle geniş bir ölçüyle karşılaştım ki bütün öteki görünümler, onunla ölçülünce, pek ufak kalacaktı.
Erkekler hayatta uğraştıkları işlerde üzüntülere karşı dayanma gücünü bulurlar, işlerin hay-huyu onları oyalar. Biz kadınların ise acılarımıza karşı ruhumuzda dayanacak bir noktamız yoktur.
Yumuşak, sakin ruhlu kimseler öfke nedir bilmezler; içlerindeki derin huzurun çevrelerini de kaplamasını isterler. Bu savaşma için ne büyük bir güçlülük ister, savaşa girmeden önce insanın yüreğini ne zorluk kan baskınları kaplar, bunca savaşmadan sonra hiçbir şey elde edemeyince de insana nasıl bir bezginlik çöker, bunu da onlar çok iyi bilirler.