Selen

Selen
@Selence
90 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
"Sular kesikken açık unutulmuş musluklar gibi usul usul akıyordu mutsuzluk üst katta. Bizim ev tavandan su alıyordu. Şıp şıp damlıyordu üst katın mutsuzluğu üzerimize. Ağır damlayan yerlere, yatak odasına mesela, hayali leğenler koyuyorduk. İçine birbirini sevmediği halde birlikte ömür tüketen iki insanın yalnızlığı doluyordu... "
Sayfa 120
Reklam
"Dallanıp budaklanayım senin için, gökleri tutsun dallarım. Bin yeşil meyve vereyim, birini yuva bileyim. Bin yıl da kabuğumda bekleyeyim. Bin ceviz sallansın dallarımda, benden hariç bin ceviz. Binini koparsınlar Muazzez, bir bana dokunmasınlar. Sen gelene kadar ben o dalda dururum. Ha, gelmedin diyelim, yokluğunla kururum..."
Sayfa 50
Kadere saygımız, tekrara göre değişiyor. Başımıza bir iş geldiğinde, bunu aksilik olarak kabul edebiliyor ve sineye çekiyoruz; bu aksilik ikinci kez geldiğinde, geldi mi üstüste gelir diyoruz,üçüncüsü tekrar ettiğinde her şey de senin başına geliyor diyerek kanaat bildiriyoruz,sonraki tekrardaysa başına bu kadar çok şey geliyorsa, demek ki tüm bunları hakediyor diyoruz. O bütün masumiyetiyle yaşamaya devam etse bile...
Sayfa 13
Annemle babam beni hep konuşmalarıyla sarıp sarmalarlardı. Sohbetler ve gevezelikler. Kelimeler ve sesler. Babam bana şarkılar söyler, annem güç veren kelimeler fısıldardı kulağıma. Bana ve benim hakkımda söyledikleri her kelimeyi öğrendim,sakladım ve hiç unutmadım . Hiçbirini...
Sayfa 256
Sessizlik nasıl bu kadar gürültülü olabilirdi?
Sayfa 252