Bir çocuk ne dövülerek ne de iyiyi amaçlayan sözcüklerle başkalarını sevmeyi öğrenebilir. Hiçbir azar, vaaz, açıklama, iyi örnek gösterme, tehdit ya da yasaklama çocuğu sevebilen bir insan haline getiremez. Kendisine vaaz edilen çocuk, başkalarına vaaz etmeyi öğrenir. Dövülen çocuk, başkalarını dövmeyi öğrenir. Bu şekilde, iyi bir vatandaş, cesur bir asker, dindar bir Yahudi, Katolik, Protestan, ya
da ateist, hatta sadık bir psikanalist yetiştirebilirsiniz. Ama gerçekten yaşadığını hisseden, özgür bir insan yetiştiremezsiniz. Gerçekten sevebilme kapasitesinin kapılarını açabilen tek şey, çocuk yetiştirmek için yapmaya mecbur olduğumuzu sandığımız şeyler değil, kişinin gerçekten yaşadığı hissi ve özgürlüğüdür.