Ölme, yalvarırım ölme.
Daha konuşmayı bile bilmezken, annenin sana söylediklerini, siyah gözlerini açıp dinlediğin o sözleri, dudaklarımı oynatarak tekrar mırıldanıyorum. Beyaz bir kâğıda tüm gücümle bastırarak yazıyorum. Sadece bunun en iyi veda sözü olduğuna inanıyorum. Ölme. Yaşamaya devam et.
Dalgalar her dağıldığında göz kamaştırıcı derecede beyazdır. Uzak denizin sakin suları, sayısız balık buna benzer. Orada binlerce, milyonlarca parıltı vardır. Binlerce milyonlarca debeleniş oradadır.
Ama hiçbir şey ebedi değildir.
Çünkü sen, bir gün kesinlikle beni terk edeceksin.
En zayıf olduğumda ve yardıma ihtiyacım olduğunda,
Geri dönülmez bir soğuklukla arkanı döneceksin.
Bunu adım gibi biliyorum.
Çünkü artık bunu bilmediğim zamanlara dönmek imkansız.