bir kelime bir fikir doğurur.
her şey dört temel düşünceyle başlıyordu; gelenek, onur, disiplin, mükemmellik. bunlar bakıldığından ana kavramlardı, taşlardı ve belkide oyulmuş sabit heykellerdi ama şu an baktığımızda geniş kavramlardır. insan geçmişinde böyle temel kuralları belki de 3000 yıl önce betimledi(kısa bir cümle ile). onun için hikayede kayıtlı bu düzene yeni bir mesih getiriyordu.dinde de böyle değil midir ki?
bir kelime, düşünce; toplumları bu denli etkilemiştir.her mesih kendi toplumunda aydınlanır. bunu hikayede de görüyoruz , baş karakterimiz kaptan kendi okulunun birincisidir. aslından toplumunda buna ihtiyacı vardır.
bahçe sahnesinde kaptana bir soru sorulur. yıllığı bulmuşlardır, ölü ozanlar derneği nedir diye?
kaptan:kendilerini aşacakları bir yer olarak betimler bu yapıyı, hatta biraz ironi yapar ve bir mağarada toplanırdık sözüyle devam eder fakat düşünce açık havayı daha çok sever. sonrasında şimdiki beyinlerin buna karşı çıkacağını ileri sürer.(nitekim de öyle değil mi? insanların bir çoğu, kelimelerin basit tanımlarına yapışmış durumdadır .)
ve mağaraya gidilir, toplantıyı şu dizelerle açarlar.
bilinçli yaşamak için orman gittim,
hayatın tüm iliğini emmek için.
doğaya koştum.
hayat olmayan şeyleri iticem
ve öldüğümde zaman aslında yaşamış olduğumu görücem.
Filmi ve kitabı sürükleyici, etkileyici ve başarılı... Oyunu oldukça vasat, tam bir hayal kırıklığı...
Filmini mutlaka izleyin... Kitabı mutlaka okuyun derim.
Robin Williams'a bir kez daha hayran kalacaksınız.