Selim Kaynak セリム・カイナック

Selim Kaynak セリム・カイナック
@SelimKaynak
Edebiyat öğretmeniyim. Avusturya'da doğup manastırdan Hatay'a uzanan uzun bir hikaye benimkisi. Türkçeyi sonradan öğrenip Türkçe öğretmenliği yapmak da cabası. Kahve ve kitap bağımlısıyım.
Eğitimci
Lisans
Hatay
Schwaz Avusturya, 21 Ekim 1978
44 okur puanı
Eylül 2023 tarihinde katıldı
Sen yap, suçu şeytana at.. oh ne âlâ!
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2025 390. kitabı
halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... içimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... içimizdeki şeytan yok... içimizdeki aciz var... tembellik var... iradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var..."
Alıntı
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,8bin okunma
Reklam
Her karakter bir olguyu aktarır...
Puan vermedi·413 syf.··
Beğendi
·
2025 389. kitabı
Yedigey ile bütün olarak insanı en çokta vefayı ve engel olamadığı duygularını, Kazangap ile geçmişleri,gelenekleri ayakta tutmayı, Sabitcan ile insanın toplumuna nasıl uzaklaştığını,onu nasıl küçümsediği, Abutalip'in ölümüne neden olan müfettiş ile nasıl hırsımıza yenik düştüğümüzü ve tamamıyla da insan olduğumuzu tüm yönleriyle farklı karakterler üzerinden anlatıyor yazarı. aynı zamanda da kendi milletinin uğradığı haksızlıkları,hak ettiğinden çok uzak yaşam sürdüğüne ve rejimin baskılarına da değiniyor.. Kazeke'yi gömmek için gittiği mezarlıkta karşısına çıkan askerle ana dillerinde değil de Rusça konuşmak zorunda kalması,durumun nasıl gücüne gittiğini gösteriyor.
1000Kitap
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656bin okunma
GELENEK, ONUR, DİSİPLİN, MÜKEMMELLİK
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 388. kitabı
bir kelime bir fikir doğurur. her şey dört temel düşünceyle başlıyordu; gelenek, onur, disiplin, mükemmellik. bunlar bakıldığından ana kavramlardı, taşlardı ve belkide oyulmuş sabit heykellerdi ama şu an baktığımızda geniş kavramlardır. insan geçmişinde böyle temel kuralları belki de 3000 yıl önce betimledi(kısa bir cümle ile). onun için hikayede kayıtlı bu düzene yeni bir mesih getiriyordu.dinde de böyle değil midir ki? bir kelime, düşünce; toplumları bu denli etkilemiştir.her mesih kendi toplumunda aydınlanır. bunu hikayede de görüyoruz , baş karakterimiz kaptan kendi okulunun birincisidir. aslından toplumunda buna ihtiyacı vardır. bahçe sahnesinde kaptana bir soru sorulur. yıllığı bulmuşlardır, ölü ozanlar derneği nedir diye? kaptan:kendilerini aşacakları bir yer olarak betimler bu yapıyı, hatta biraz ironi yapar ve bir mağarada toplanırdık sözüyle devam eder fakat düşünce açık havayı daha çok sever. sonrasında şimdiki beyinlerin buna karşı çıkacağını ileri sürer.(nitekim de öyle değil mi? insanların bir çoğu, kelimelerin basit tanımlarına yapışmış durumdadır .) ve mağaraya gidilir, toplantıyı şu dizelerle açarlar. bilinçli yaşamak için orman gittim, hayatın tüm iliğini emmek için. doğaya koştum. hayat olmayan şeyleri iticem ve öldüğümde zaman aslında yaşamış olduğumu görücem. Filmi ve kitabı sürükleyici, etkileyici ve başarılı... Oyunu oldukça vasat, tam bir hayal kırıklığı... Filmini mutlaka izleyin... Kitabı mutlaka okuyun derim. Robin Williams'a bir kez daha hayran kalacaksınız.
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma
Paris'in ve Ortaçağ'ın betimlemesi, aşk, entrika
Puan vermedi·559 syf.··
Beğendi
·
2025 383. kitabı
Notre Dame de Paris ve Paris'in kentsel planlamasının bir mimar bir plancı gözüyle bu kadar iyi betimlenmesi bu kadar iyi gözlenip direk aktarılması inanılmaz. ayrıca yoğun dram duygusunu bütün kitapta ve sonlara doğru ağırlaşarak iliklere kadar hissetmek acı verse de gerçekten inanılmazdı. Orijinal adında kambur olmasa da bizde kalıplaşmış bir roman adı olmuş. Son 100 sayfası soluksuz okunuyor, betimlemeler seven için olağanüstü, sevmeyen için ömür törpüsü... Müzikalini izlemeyenlere şiddetle tavsiye ediyorum. İnanılmaz, çok başarılı... Şu cümle ise tüyleri diken diken edip gözyaşlarına neden oldu: "Bu adam buraya gelmiş ve burada ölmüştü. onu sarıldığı iskeletten ayırmaya çalıştıklandaysa toza dönüşüvermişti."
Alıntı
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,1bin okunma
Aklın ve yüreğin savaşırsa yüreğini dinle...
9/10
·157 syf.··
Beğendi
·
2025 382. kitabı
Roman, ismi itibariyle aşk romanı gibi bir izlenim verse de aslında 80 yaşındaki bir kadının ölen kızının çocuğuna (kızına) yazdığı mektuplardan oluşmaktadır. gençlik yıllarından başlayarak hayatında önemli gördüğü olayları anlatır, aile sırlarını en içten duygularıyla torununa anlatır. kitapta torun, anneannesini bırakıp uzak bir şehre gitmiştir. anneanne bu sırada günlük yaşamına devam eder ve hemen hemen her gün torununa mektuplar yazar. dedesiyle nasıl tanıştığını, kendi anne babasını, kızının nasıl doğduğunu, torununu büyütürken nelere dikkat ettiğini, kızının ölümünün nedenini ve hayatındaki anlatmadan gitmek istemediği çoğu şeyi bu mektuplarla torununa aktarır. torununa nasihatlerde bulunur. 3 nesil kadınları, çocuk yetiştirme tarzını, aşkı, evliliği, özgürlüğü, din ve inancı sorgulayabilecek birçok noktaya değiniyor. güzel bir romandır. kitabın sonunda geçen demeç kitaba ismini vermektedir. aklınla yüreğin karmaşa içinde olduğunda sus, dünyaya ilk geldiğinde hissettiğin gibi etrafı dinle ve dinle sonra yüreğinin götürdüğü yere git...
1000Kitap
Yüreğinin Götürdüğü Yere GitSusanna Tamaro · Can Yayınları · 199619,4bin okunma
Reklam